Bakan Nebati: Bütçe yeni yıla güçlü girdi, kaynak sıkıntısı yok

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, CNN Türk’te Gülşen Coşkun’un ekonomiye ve gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Bakan Nebati’nin açıklamasında öne çıkanlar şöyle:

KAMU İŞÇİSİNE ZAM

Sayın Cumhurbaşkanımızın ilk iktidara geldiğin günden itibaren ‘dar gelirli vatandaşlarımızın hayatını rahat idame ettirebilmesi için tüm tedbirler alınarak devam edilecek’ dedi. Geçen sene asgari ücreti dönem ortasında artırma yoluna gittik. Aynı şekilde memur ve emekli maaşlarımızı da yüzde 25’ten yüzde 30’a çekmiştik. Dar gelirlinin enflasyon karşısında ezilmesinin engelleyecek çok önemli tedbirler aldık. Bugün de kamu işçilerinin maaş zammı yüzde 45 oldu. Çalışma Bakanlığımız çalışmaları yürütüyordu, biz de kaynağı ayarladık.

Bütçe yeni yıla güçlü girdi, ağır deprem geçirmiş olmamıza rağmen kaynak sıkıntısı yok. 21 yıllık alışkanlık var. Bütçe ve disiplinden taviz vermemenin alışkanlığı. Bu yıl seçim olacağı belli, geçen yıl bütçe gelirlerinde ciddi bir artış oldu. EYT ile de bir karar çıkacağını bildiğimiz için 1 Ocak’a girerken çok ciddi bir nakit dengesi ile yılı devrettik. Hatta Ulaştırma bakanlıklarına Tarım bakanlıklarına ihtiyacınız var mı diyerek ödenek sağladık. Cumhurbaşkanımız tarafından verilen müjdelerin kaynağı hazır. 

MAAŞ NE ZAMAN YATACAK? 

Çalışma Bakanlığı bitirdiği anda biz hazırız. Kaynak hazır.

MEMURA SEYYANEN ZAM YAPILACAK MI?

2002 yılında asgari ücret 122 , an itibariyle 450 dolar. Yani yaklaşık 4 kat artırmışız. Memur maaşlarında da 238 dolarken, şuan da 606 dolar. Bizim görevimiz kaynak oluşturmak. Cumhurbaşkanımız o kaynak çerçevesinde memur, emekliler ve çalışanların rahat etmesini sağlayacak adımları atar. Dolayısıyla 15 Temmuz’u bekleyeceğiz. 

ENFLASYON NE ZAMAN TEK HANEYE DÜŞECEK?

Biz yüzde 85’e kadar çıkan bir enflasyonun yarattığı sıkıntıları hep birlikte hissettik. Bu yılki hedefimiz 23.90. Son 6 ayda 42’lik puanlık düşme oldu. ÜFE’ye bakmıyoruz. Orada bağ kopmuştu. Birkaç ay içinde ÜFE’nin TÜFE’nin altına indiğini göreceğiz. Enflasyon aşağı yönlü hareketini devam ettirecek. Enflasyonla mücadelemiz batı ülkelerinin yaptığı gibi çok sert anlayışın dışında. Tek haneli enflasyona kademeli olarak geçilmesi hedefimiz var. 

ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ ETİKETE YANSIDI MI?

Bugünlerde doğrudan takip ettiğim şey soğan fiyatları. Bugün Mersin’de 7,5 lira seviyesinde. Seçime giden tüm ittifakın tüm ekonomi soğan fiyatları üzerine kurması kadar korkunç bir şey olamazdı. O gün de güldüm. Bu Türkiye’ye bilmemekten kaynaklı. Mevsimle bir geçişten dolayıydı. Nisan ayında yağmur yağdı ve soğanı toplayamadılar şuan topluyorlar ve fiyat düştü.

ET FİYATLARI

Enflasyonla mücadeleyi sabah karar aldım akşama bir şey bekliyorum gibi yapamazsınız. Tarımda da ette de aynı şekilde. Üreticiyiz kızdırmadan uzun vadeli planlar yapıyoruz. Sübvansiyonların desteklerin gereğinden fazla artırarak üreticilerin korunması lazım. 

GIDA FİYATLARI

Bir ara kuraklık korkusuyla irkilmiştim. Mevsimin nisan ayından itibaren normalleşmesi kuraklık kabusunu Türkiye’den çıkardı. Bu yaz çok daha normal gıda fiyatları normal seyrinde gidecek.

TÜİK İDDİALARI

Böyle bir şey olamaz. Birkaç aydır TÜİK gündeme gelmiyor. Bunlar spekülatif söylemlerdir. Muhalefetin elinde soğan yok o nedenle yürüteceği kampanyaya başa döndürdü ve TÜİK üzerinden yapıyor. TÜİK’in Türkiye genelinde bütçesi ve 2 bin kişilik ekiple çalışıyor. Bu güvendikleri birkaç kişiyle yapıyor. Onların yaptığı şey internet üzerinden fiyatları alıyor ve metodoloji yapmıyor ve enflasyonu hesapladığını söylüyor. TÜİK’i reddedenler Avrupa’da kullanılan sistemi, dünyanın kabul ettiği sistemi reddediyorlar. TÜİK denetleniyor. TÜİK sadece enflasyonu hesaplamıyor. Türkiye ile ilgili tüm istatistikleri hesaplıyor. 81 ilde 228 ilçede 27 bin 411 iş yerinde 5 bin 246 konuttan kirayla ilgili 895 madde çeşidi için yaklaşık 564 bin 170 fiyat derlemesi yapılıyor. Şimdi böyle bir kurum var ve birileri çıkıyor bunu kabul etmiyorum diyor. Ülkemiz veri yayımlama konusunda Avrupa ülkeleri arasında en şeffaf ülkelerden. Bizim hesaplamamıza göre enflasyon şu kadardır demiyoruz, diyemiyoruz. 

“SEÇİM SONRASI KUR YÜKSELECEK” İDDİASI

20 Aralık 2021 öncesinde sürekli seslendik. Dedik ki ‘Kurdaki aşırı oynaklık hiçbir şekilde makro göstergelerle ve Türkiye gerçekliğiyle örtüşmüyor’. Profesörler ‘Serbest düşüş var 30’lara kadar gidecek’ dediler. Sahte belge yayımladılar. Seçim sonrası böyle bir şey olması mümkün değil. Kur baskısı diye bir şey yok. Geçen yıl Türkiye 50 milyar dolar yıl cari açık vermiş ve bunu kendi halletmiş. 

KURDA “ÇİFT FİYAT” MI VAR?

Serbest piyasada zaman zaman böyle oynaklıklar olur. Bu dengesizliğin hissedilebilir bir şekilde ortaya çıkması. Kur artacak söylemlerinden kaynaklı oluyor. 15 Mayıs’tan sonra kısa sürede dengeye gelecektir. Çok sayıda mevzuat değişikliği yaptık. Savaş, salgın ve depremle karşı karşıya kaldık. Olağanüstü dönemlerde kararlar alınır seçimden sonra dengeye gelecektir. Burada önemli olan makasın geniş olmaması. Alım ve satımdaki makasın kabul edilebilir seviyelerin üzerinde olmaması gerekiyor. Bu da var. 

KKM NE KADAR SÜRECEK?

Kur korumalı mevduat 2,2 trilyon lira. Türkiye’deki mevduatın yüzde 20’sine kadar gelmiş. Çağın buluşu olan çok iyi bir enstrüman. 31 Aralık 2023’te tasfiye edilmesi gibi bir beklentimiz yok. Çünkü çok başarılı bir şey.  

KILIÇDAROĞLU’NUN ‘300 MİLYAR DOLAR’ AÇIKLAMASI

Sokağa çıkın bunları söyleyin bunu ciddiye alan sayısı iki elin parmak sayısını geçmez. 1975-2001 yılları arasında yıllık 500 milyon dolar giriş olmuş Türkiye’ye. Bizim 21 yıllık süreç içerisinde 250 milyar dolar kaynak gelmiş. Yolda geçerken aklına gelmiş bir rakam. 

YABANCI YATIRIMCI NE SORUYOR?

Tek sordukları şey ‘Siz faiz artıracak mısınız, artırmayacak mısınız?’. Biz faiz artırmayacağız. Faiz artırımını isteyen kimse yok. Biz devrim yaptık ve zihinsel dönüşümü gerçekleştirdik. Türkiye’nin hiçbir aktörü faiz artırımı istemiyor. 

KONUT FİYAT VE KİRALARI

Deprem konutları yapılıyor. Depremzedelerimizin illerine dönmesini sağlayacağız 1 yıl içerisinde. Bunların konut üzerinde baskısı azalacak. Konut üreticileri hızlı bir şekilde arzı gerçekleştirmek için yarışa girmiş durumdalar. Bir tarafta konut fiyatları bir yandan da beklentilere uygun bir şekilde üretim yapılıyor. Kira üzerindeki baskı da bitecek. Kentsel dönüşümler yapıyoruz. Yarısı bizden kampanyası yapıyoruz, müteahhitlere kredi veriyoruz. Büyükşehirlerimizin 1-2 yıl içerisinde normalleştiğini göreceğiz. 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*