Yaptığı bina, depremde 96 kişiye mezar olan ve ölümlere “mukadderat” diyen müteahhide istenen cezaya, aileler isyan etti

Yaptığı bina, depremde 96 kişiye mezar olan ve ölümlere “mukadderat” diyen müteahhide istenen cezaya, aileler isyan etti

Adana’da 6 Şubat’taki ilk depremde yıkılan ve 96 kişiye mezar olan Alpargün Apartmanı’nın tutuklu müteahhidi Hasan Alpargün, 9 Ekim’de ‘Bir veya birden fazla kişinin taksirle ölümüne sebebiyet verme’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıkacak. Apartmanda yaşamını yitirenlerin yakınları, istenen cezanın çok düşük olduğunu belirterek, Alpargün’ün en ağır cezayı alması için gözyaşlarıyla çağrıda bulundu.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen ilk depremde, Adana’nın merkez Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’ndeki 14 katlı 28 dairenin bulunduğu Alpargün Apartmanı’nda 96 kişi öldü. DHA’da yer alan habere göre yetkililer, kısa bir süre içinde kentte yıkılan binaların müteahhitleri ve inşaat mühendisleri hakkında soruşturma başlattı.

“Mukadderat” diye cevap vermişti

Bu soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gözaltına alınıp Adana’ya getirildi. Adli tıp kurumunda sağlık kontrolünden geçirilen Alpargün, gazetecilerin ‘Yaptığınız binanın çökmesiyle 96 kişi öldü, ne diyeceksiniz?’ sorusuna, “Mukadderat” diye cevap verdi. Alpargün, sağlık kontrolünün ardından ifadesinin alınması için emniyet müdürlüğüne götürüldü.

“Keşke yapmasaydım, ben yapmasaydım da başkası yapacaktı”

İfadesinde, bina inşasında doğada hazır olan çakıl ve kumları kullandığını, inşaatta çalışan işçilere çimento ve demir miktarının projeye uygun olarak kullanılmasını söylediğini ancak denetim yapmadığını itiraf eden Alpargün, “Ben diğer kısımları denetlemeye gidiyordum, söylediğim şekilde yaptılar mı bilmiyorum. H. ve N. isimli belediye görevlileri harç yapılırken, harçtaki çakıl, çimento, kum ve demir miktarını denetlemeye gelmediler ve sadece oturdukları yerden denetleme yapmış gibi evrakları imzaladılar. Binayı yaptığım yerin dere yatağı olduğu belliydi ancak su yoktu, imar izni de vardı. Ben başta arsa sahibine burada bina yapmanın zor olduğunu, istinat duvarı yapılması gerektiğini, burada çalışmanın zor olduğunu söyledim ancak ısrar ettiler, arkadaşım olduğundan dolayı kabul ettim. Keşke yapmasaydım, ben yapmasaydım da başkası yapacaktı” dedi. Nöbetçi mahkemeye sevk edilen Alpargün, tutuklandı.

İlk duruşma 9 Ekim’de

7 aydır cezaevinde olan Alpargün’ün hakkında hazırlanan iddianame, Adana 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Savcının hakkında ‘Bir veya birden fazla kişinin taksirle ölümüne sebebiyet verme’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istediği Alpargün, 9 Ekim’de hakim karşısına çıkacak.

Duruşma öncesi Alpargün Apartmanı’nda oturan yakınlarını kaybedenler, binanın enkazında bir araya geldi. Davada mağdurların avukatlığını üstlenen ve aynı zamanda apartmanın enkazında ağabeyi Ekrem Ekinci (43), yengesi Gül (38), ikiz yeğenleri Başak ve Irmak Ekinci’yi (12) kaybeden Beşir Ekinci, ilk duruşmanın bu acıyı aylardır yaşayan mağdurlar için çok önemli olduğunu söyledi.

“Beklentimiz, sanığın ‘Kasten öldürmenin ihmali davranışı ile işlenmesi’ suçundan yargılanması”

Avukat Ekinci, “Bizim beklentimiz sanığın bu suçtan değil, ‘Kasten öldürmenin ihmali davranışı ile işlenmesi’ suçundan yargılanmasıdır. Alpargün’ün dosyada tek sanık olması, bu apartmanın yıkılmasındaki ‘Tek sorumlu kişi varmış’ imajını ortaya çıkarıyor. Görevini yapmayan belediye görevlilerinin, yapı ruhsatı verenlerin, teknik yapım sorumlularının da yargılanması gerekir. Hasan Alpargün, inşaat mühendisi olmasına rağmen bütün sorumluluğu tek başına almış, yaptığı yapının çürük olduğunu bilmesine karşın daha fazla kar marjı elde etmek amacıyla bu yapıya devam etmiştir. Tapuyu insanlara adeta mezarlık olarak satmıştır. Hayatını kaybeden kişilerin aileleri olarak amacımız, Hasan Alpargün’ün gün yüzü görmemesidir. Hayatta olduğumuz sürece bunun peşini bırakmayacağız” dedi.

“Olayın ilk yaşandığı gün geldiğimizde burada bir kum yığını ile karşılaştık”

Enkazda babası ve erkek kardeşini kaybeden Gizem Çetin (36) ise 6 Şubat’tan beri yaşadıkları acının hiç azalmadığını belirterek, “Hiçbir zaman da geçmeyecek. Olayın ilk yaşandığı gün geldiğimizde burada bir kum yığını ile karşılaştık. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz ve bu işin peşini bırakmayacağız. ‘Mukadderat’ deyip işin içerisinden çıkmaya çalışan bir müteahhit var. Duygularımı tarif edemiyorum” diye konuştu. Enkazda kızı, damadı ve iki torununu kaybettiğini söyleyen Selver Küçükcan ise gözyaşlarıyla Alpargün’ün müebbet hapis cezası almasını istediğini söyledi.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir